24 Ocak 2015 Cumartesi

FİSKOS SEHPASINA MAKYAJ:))

   Hepimiz dostlarla sohbet etmeyi ve bu sohbet sırasında bir fincan kahve içmeyi severiz. O kahveler
içilirken ah ahhh,,,!  İçimizdeki sıkıntı ve dertler bir bir dudağımızın arasından dökülüverir. O
yüzdendir ki; kahve bahane, sohbet şahanedir:))  Sıcak ve samimi bir ortam yaratmak için, hepimizin
bir fiskos sehpası vardır mutlaka. Ufak tefek farklılıklar olsa da, modelleri aynı, renkleri de ya siyah,
 ya beyaz veya sık sık karşılaştığım ve benim de kullandığım koyu kahve tonunda. Ben de ahşap
boyama yapmaktan keyif duyanlardanım ve hal böyle olunca, fiskos sehpama biraz makyaj yapayım
dedim. Mademki, bu sehpanın etrafında oturup güzel anlar geçirmek istiyorum o zaman, bu güzel
zamanların durması güzel olur diye düşündüm  ve sehpa üzerinde zamanı durdurdum. Nasıl mı?

                  Bakalım bu değişimi beğenecek misiniz? 
  

                                    Önce Böyleydi...                    Ne olduysa:)) Sonra böyle oldu...

                      


İyice zımparaladım. İşe öyle dalmışım ki, daha sonraki aşamaların  fotoğraflarını çekmeyi  ihmal
etmişim. 


Evvett... Fiskos üzerinde zaman durdu...









                                                         Ayaklarına da eskitme yaptım. 



                                                                  Nasıl? Hoş değil mi?





                                                BUYRUN KAHVE İÇELİİİMMM...

Şimdi, sehpanın üzerindeki kahve ağacımdan da söz etmek istiyorum. Bu kahve ağacının dalları
tarçın, üzerindeki çiçekleri de çekilmemiş kahveden oluşuyor. Misss... gibi tarçın ve kahve kokusunu
 içinize çekebiliyorsunuz. 




             Kahve topları hazırlayıp, dallarını da uzun çubuk tarçından yapıyoruz. Bu uzun çubuk
tarçınlar her yerde bulunamayabilir, ben de  bir zamanlar elde etmiştim onları şimdilerde
bulamıyorum.  Kullanacağım küçük saksıları da uyumlu olsun diye, yaldızla boyadım. saksıların
içine köpük yardımıyla yerleştirdim. Çakıl taşlarıyla da, köpüğü kapattım.  




Amerikan samanıyla  da süsleyince, bu güzel  kahve ağaççıkları ortaya çıktı....

     





                                          Bu seferlik de bu kadar.  Sevgiyle kalın...




10 Ocak 2015 Cumartesi

DUVARA AĞAÇ ÇİZDİMMMM....

             Dubleks evlerin merdiven boşlukları bazen sorun oluyor. Bizde de öyle oldu; ne
yapacağımızı, nasıl düzenleyeceğimizi uzun zaman bilemedik. Merdiven altı boşluğunu da
değerlendirmek gerekiyordu. Uzun zaman ıvır zıvır doldurduk, önüne de küçük bir seyyar dolap
koyduk. Ama bu görüntü beni hep rahatsız etti. Ani karar alarak, yanlış bir şey de yapmak
istemiyordum. Konuyu enine boyuna ölçüp biçtikten sonra, karar verdim ve bir ağaç çizimiyle
buradaki sorunu çözebilirim diyerek yola koyuldum.



Merdiven altının  ilk hali böyleydi,                                         Veee...   Son hali   

                   
                     


Şimdi yapılış aşamalarını görelim.

Girişi aydınlık göstersin, derinlik katsın ve yan duvarına çizeceğim ağaca boyutlu bir görüntü versin

 diye merdiven altına ayna taktırdık.






Önce kurşun kalemle ince bir taslağını çizdim, Aslında ilk defa böyle bir boyama yapacağım,
 acemiyim yani...



Ağacın gövdesini boyamaya başladım. Geniş uçlu fırçalara 2-3 renk karıştırıp tek tonda olmamasını
 sağladım.





Ağacın gövdesinin bitmiş hali bu...



İnce dalları, yaprakları ve renkli çiçekleri boyadım 


Öyle hemen bitiveren bir iş değil tabii, meşakatli, fakat zevkli bir iş.






Dallar köşeyi de döndü tabiiki:)



Aynaya yansıması da böyle.

   



Evveettt... merdiven altındaki ayna kapı açılıyorrr...



Merdivenin altına uzun uzun raflar yaptık, ayakkabılarımızı ve terliklerimizi burada aynalı kapının  arkasında  saklıyoruz:))



 Bu aşağıda görünenler eski pirinç çerçeveler, onları da dallara asacağım resimlerde kullanacağım.




Bazı çerçevelere sadece beyaz eskitme yaptım.
                                       


Bazılarına mavi renk eskitme yaptım.

                                        


                                                                  Kimisini silerek eskittim. 
                                         


                                                            Kimisini de zımpara ile eskittim. 

                                           



Fotoğraflarımızı da astık. Eh! bitti işte. "Aman bu iş uzun zaman alır, yapamam" demeyin. Başlanan
her iş, vazgeçmezseniz mutlaka biter.

























E-posta Takibi

Çeviri